Turistik olmayan iki ada; Kalymnos ve Leros - Yenihayat'ın TadıYenihayat'ın Tadı
Balık, Seyahat, Yeme - İçme

Turistik olmayan iki ada; Kalymnos ve Leros

14 Haziran 2016

Gaziantep ve Hatay yazılarına sizlerden çok güzel tepkiler geldi, teşekkür ederim. Gelen olumlu mesajların ardından gittiğim, gördüğüm yerleri bundan sonra daha fazla yazmaya karar verdim. Siteyi takip edenler biliyorlar, ağırlıklı olarak restoran yazıp, o restoranda neler yiyebileceğinizi anlatıyordum. Artık bu sayfalarda fazlasıyla seyahat yazısı okumaya hazırlanın. Bodrum‘dan tekneyle açıldık ve soluğu Kalymnos ile Leros‘ta aldık. 11 kişilik bir ekibi bir araya toplayan Atakan, yani @tadimatolyesi a’dan z’ye her şeyi bizim adımıza düşünmüş. Hem eğlendik, hem yedik hem de adaları keşfettik. Nerede yemek yiyeceğimizden, nerede denize gireceğimize kadar tüm ayrıntılar düşünüldüğü için ilk kez bir seyahate çıkarken araştırma yapmadım. Eğer bu ikiyi adayı Atakan ile keşfetmek isterseniz, Ramazan bayramı için düzenlenecek tura katılabilirsiniz. Detaylar info@tadimatolyesi.com adresinde. Seyahatle ilgili en güzel detaylar ise; orada yaşadığımız deneyimlerdi. Normal şartlarda gitseniz girmenize izin verilmeyen yerlere böyle turlar sayesinde girmek ve tecrübe edinmek gerçekten güzel. Önemli bir not daha; bu iki ada için de schengen vizesi gerekiyor, bilginize. Eğer vizeniz yoksa Kos‘a girerken, kapıda vize alıp bu adalara ya da diğerlerine gidebilirsiniz.

Seyahat konusunda benden çok daha tecrübeli olan Bahar Akıncı, instagram hesabında adalarla ilgili çok güzel bir bilgi vermişti. Adaları anlatmaya başlamadan önce, bu bilgiyi noktasına dokunmadan paylaşmak istedim; “Adaların mavi-beyaz rengi Yunanistan bayragindan gelmiyor hayır; kobalt mavisinin #akrep kaçıran tek renk olmasından ileri geliyor. O nedenle bütün kapı ve pencereler kobalt mavi.”

İlk durak Kalymnos. Bu ada Bodrum‘a 25 kilometre uzaklıkta. Kilimli ya da Kelemez adası olarak da biliniyor. Turgutreis‘den (Sadece cumartesi günleri, 45 dakika) feribotla direkt gidebiliyorsunuz. Diğer zamanlarda gitmek isterseniz eğer Kos‘a geçip oradan Kalymnos‘a gidebilirsiniz. KosKalymnos 10 dakika. Evler denize kuş bakışı, tipik bir Ada şehri. Fazlasıyla çorak, limana yaklaşırken “Ben nereye geldim” diyebilirsiniz, benim ilk tepkim öyleydi. Yaz aylarında adadaki insan sayısı 30 binlerdeymiş. Popüler ve bilinen Yunan adalarından burası çok farklı. Henüz çok fazla turist almadığı için bana fazlasıyla sakin ve güzel geldi. Manastır yolundaki Kalymnos Müze Evi, görülmesi gereken yerlerden. İçeride geçmişe ait güzel anılar var.

Adanın batı kısmı daha yeşil. Denize girilecek yerler de buradaymış. Panormos, Mirties ve Massouri‘de denize girme fırsatım oldu. Massouri’de Domus Beach Bar‘ı tavsiye ederim. Hem güzel müzik çalıyor, hem de araçtan indikten sonra biraz yürüyerek gidiliyor. Yani; sadece bilenin gittiği bir yer. Öğleden sonra biraz rüzgar alsa da bu koya gitmenizi tavsiye ederim. Şezlong ya da şemsiye hizmeti burada yok ama denizden çıkıp burada takılabilirsiniz. Birçok restoran ya da otelden kumsala inmek mümkün. Şezlong ve şemsiye hizmeti veren yerler var. 4 euroya tüm gününüzü denizde geçirebilirsiniz. Mythos içmek isterseniz 3 euro. Adanın doğu tarafında ise Vathy diye bir yer olduğu söylendi. Denizi cam gibiymiş, fotoğraflarda da gördüm ama vakit kalmamıştı. Adada ayrıca kaya tırmanışları yapmak da mümkün, bilginiz olsun.

Atv kiralamak isterseniz motor ehliyeti soruyorlar. Motor ehliyetiniz yoksa şansınızı bir deneyin, çünkü diğer Yunan adalarında verildiğini duydum. 20 euroya tüm gün atv kiralamak mümkün. 5 euroluk benzinle de merkezden adanın neredeyse tüm batısını dolaştık.

Peki Kalymnos’ta ne yiyeceğiz?” sorularına cevap verme zamanı sanıyorum artık geldi. Birkaç farklı restoranda aşağı yukarı aynı ürünleri yedik. Tüm sehayat boyunca en çok ahtapot carpaccio yendi :) Ada deniz ürününden geçilmiyor desem yanlış bir şey söylemiş olmam. Eğer deniz ürünüyle aranız yoksa Yunan adalarında oldukça zorlanabilirsiniz.

STOUKAS TAVERNA; Limana yürüme mesafesindeki bu tavernanın denize yakın masaları da var. Yerel peynirler, zeytinler ile zeytinyağı başlangıç için tercih edilebilir. Kekikli keçi peyniri gerçekten çok başarılı. Ekmek ise geleneksel bir ekmek; anasonlu eptazimo bread. Siz istemeseniz de masanıza gelecektir. Birçok yemeğin yanına servis edilen tzatziki yani cacık, bol sarımsaklı. Sarma çeşitleri ise etli/etsiz seçenekleri var ve ikisi de güzel, hafif ılık olması daha fazla yediriyor. Ahtapot, haşlanmış, ızgara görmemiş ve bol sirkeli. Kalamar ise tam kıvamında. Deniz ürünü tercih etmeyenler de düşünülmüş. Kuzu eti yanında etli pilavla servis ediliyor. Öğle yemeği için gitmenizi tavsiye ederim, ortalama 10-15 euro tutar.

AEGEAN TAVERNA; Kalymnos‘ta tavsiye edilen 3-4 tavernadan biriydi burası… Tripadvisor‘da da birinci sırada. Adanın batısında yer alıyor ve inanılmaz bir manzarası var. “Kesinlikle gitmelisiniz” diyeceğim bir yer, özellikle akşam. Rezervasyon yaptırmayı sakın unutmayın. İç kısım güzel ama teras, arka balkon daha keyifli çünkü önü açık. Aegean Taverna aile işletmesi. 1989’dan beri hizmet veriyor. Baba ve kız mutfakta, anne ve oğulları serviste. Mutfakta yemek pişiren baba (George), mutfakta işi bitince darbuka çalıyor. Servisi yapan arkadaş da arada kanunuyla harika bir akşam yaşattı.

Mutlaka sipariş verilmesi gerekenler; karpuzlu salata (8 euro), domates reçelli kızarmış keçi peyniri, içi peynirli kalamar (13 euro) ve karides saganaki (9 euro). Yemeğin sonunda bu tatlı ikram ediliyor, kendinizi hazırlayın.

PANTELIS FAST FOOD; Kalymnos‘un ara sokaklarını mutlaka keşfe çıkmalısınız. Diğer bilinen adalar gibi renkli ve çiçekli instagramlık kapıları ya da balkonları yok ama küçük bir Yunan köyünde olması gereken her şey var. Ara sokaklarda dolanırken, burnunuza farklı kokular gelebilir. Fırınlardan yükselen ekmek ya da hamur işi kokularının yanı sıra büfelerden gelen döner ya da Yunanlıların gyro‘sunu tercih edebilirsiniz. “Pantelis Fast Food” hamburgerden tavuk dönere, gyro’dan sosise çok çeşitli büfe ürünlerinin bulunduğu bir yer. Fiyatlar ortalama 3-6 euro arasında değişiyor.

ANASIS BAKERY; Yunanların geleneksel bir tatlısı olan bougatsa‘yı sanırım duymuşsunuzdur, bizdeki laz böreğine çok benziyor. Liman civarında nerede yiyebileceğimizi sorduğumuzda, oradaki esnaf Anasis‘i tarif etti. O da limana yakın, denize bakan masalara sahip 40 yaşında bir pastane. Denemek isterseniz eğer listenizde olsun. 3 kahve ve bir bougatsa; 7 euro.

kalymnos_leros_balik_taverna_lokanta_ne_yenir_yunan_adalar_ bougatsa

SPYROS KOUMBARAS MANDIRASI; Süt ve süt ürünü seven biri olarak adada aklımın kaldığı yerlerden biri de burası. İçeriye ilk adımımı attığımda burnuma buram buram sütlaç kokusu geldi. Şansıma, hemen arkadaki imalathanede sütlaç yapılıyordu. Sıcak sıcak kaşıklama şansı buldum. Burası bir restoran değil, süt, süt ürünleri ve doğal ürünlerin satıldığı bir dükkan. Çeşit çeşit sütlü tatlılar, keçi-koyun-inek sütünden peynirler ve yoğurtlar var. Ada’da doğal yetişen kaparinin yaprağının turşusu yapılıyor. Onu da buradan alabilirsiniz. O turşuyu buradaki birçok restoran salatalarında kullanıyor. Pantelis Fast Food ile aralarında 10 metre var, kapıdaki Yunanca tabelada ne yazdığını anlamak güç ama Spyros‘u herkes tanıyormuş. Eğer bulamazsanız çevre esnafına sorabilirsiniz.

KAFENES; Stoukas gibi burası da Pothia‘nın merkezinde. İkisi birbirine zaten çok yakın. Adada sadece burada çimçim karides ve balık yedim. Balık öyle güzel pişmişti ki; koca balığın neredeyse hepsini bitirecektim. Ahtapot da sadece ızgara görmüştü. Burası da limana yakın bir yerlerde akşam yemeği yemek isterseniz listenizde olsun. Ama adada tek akşamınız varsa; kesinlikle Aegean‘a gitmelisiniz.

kalymnos_leros_balik_taverna_lokanta_ne_yenir_yunan_adalar

İkinci durak ise Leros… Bu ada, Kalymnos’a göre çok daha küçük ama daha sıcak. En azından limana yaklaşırken adayı yeşil görmek beni daha heyecanlandırdı. Adaya ilk adım attığımda da o sıcaklık devam etti. 

Agia Marina, Leros‘un ikinci büyük limanı. Bu limanın çevresinde fırınlar, kafeler ve restoranlar Kalymnos‘ta olduğu gibi fazlaca. Alinda ve Panteli koyları en fazla ilgi gören yerlerden. Bu ilgiyi büyük çoğunlukla bizler yani Türkler gösteriyormuş. Panteli ile Agia Marina arasındaki Leros kalesine çıkıp güneşi batırmak, buraya geldiğinizde yapılacaklar listesinde mutlaka olmalı. Gidilecekler listesinde de mutlaka ve mutlaka Mylos olmalı. Ada nüfusu 8 binlerde ve adada 27 taksi bulunuyor. Araba, atv, bisiklet ya da motorsiklet kiralamak mümkün. Yürümekten korkmuyorsanız eğer görülmesi gereken birçok yere rahatlıkla yürüyerek gidebilirsiniz. Panteli, burada yaşayanların dediğine göre adanın en güzel koyu. Lakki‘ye de diğer adalardan kalkan birçok feribot yanaşıyor, o civarlar da bayağı hareketli. Panteli‘den yürüyerek 25 dakika sürüyor, taksi ise 7 euro yazıyor. Gourna (kumsal ve ağaçlık), Kokika (suyu çok güzelmiş), Dyo Lisgaria (taşlık), Blefouti ve Xirokampos plajları önerilerin diğer plajlardan.

MYLOS FISH RESTAURANT; Mylos, sadece Leros‘un değil neredeyse Yunan adalarının en iyi balık restoranlarındanmış. Bunu Kalymnos ve Leros‘taki esnaflar söyledi. Instagram’dan gelen öneriler arasında da en çok buranın ismi yazılmıştı. Mylos, konum itibariyle harika bir yerde. Adeta denizin içinde ve hemen önünde de yel değirmeni (Mylos, yel değirmeni demekmiş) var. 1999’dan beri hizmet veren Mylos aile işletmesi. Anne ve çocuklardan biri (Stefanos) mutfakta, baba Takis (artık emekli olmuş ama hala ilgileniyor) ile oğlu Yorgo serviste. Mylos, her yıl 4 ay kapalı. Aile, dünyanın birçok noktasına giderek kendisini geliştiriyor, öğreniyor ve restorana döndüğünde uygulamaya geçiyormuş.

“Burada ne yemeliyim?” sorusuna cevabım “her şey” olur. Kılıç balığı pastırma, orfoz çorba, barbun ceviche (fotoğraftaki), hamsi turşusu, ahtapot carpaccio, ton balığı tartar, deniz kestanesi, deniz ürünleri salatası ve tatlılardan peynire sarılı kadayıf ve sorbe çeşitleri yediklerimin bazılarıydı. Fiyat olarak diğer restoranlara oranla bir tık pahalı ama asla Bodrum fiyatı değil.

TAVERNA DIMITRIS O KARAFLAS; Şef Dimitri‘nin mekanı Tripadvisor‘da birinci sırada. Mylos kadar popüler değil ama en az onlar kadar lezzetli. Mylos ile burası mutlaka listenizde olmalı, hatta fiyat olarak da Mylos‘a göre daha uygun. Panteli koyunu tepeden gören işletmenin bayağı da güzel manzarası var. Yerel peynirlerden oluşan tabak ve ballı keçi peyniri harika bir başlangıç. Barbun ceviche ve ahtapot carpaccio tadına bakılması gereken tabaklardan. Fazla deniz ürününden bıkma noktasına gelmişken, makarna imdadıma yetişti. Gerçi o da deniz ürünlü :) Makarna hazır, kendileri yapsa o deniz ürünleriyle harika bir ikili olacak ama bu haliyle de çok güzel. Deniz kestaneli makarna favorim oldu. Dimitri‘nin tatlıları ise benlik değildi. Değişiklik olsun derseniz; yoğurtlu ve tatlı zeytinli tatlısını deneyebilirsiniz.

TO PARADOSIAKO; Limana çok yakın. Buranın önünden geçmeden merkeze inme şansınız pek yok gibi… Yerel bir tatlı olan patsavouropita (bizdeki revani gibi) ya da Greek Sweet Pie, burada yiyeceğiniz tatlılardan olmalı. Pastane şefi Haris‘in anneannesinin tarifiyle yapılan bu tatlı, öyle hafif ki… Bu pastanenin imalathanesine girmemiz de sevgili Atakan‘ın sayesinde oldu. İmalathaneye girip, bu tatlıyı yapmak seyahatin en keyifli detaylarından biriydi.

TAVERNA APOSTOLIS; Panteli koyundaki mekan öğle yemeği için ideal. Kuruması için güneşe bırakılmış ahtapotlar dikkatinizi mutlaka çekecektir. Fotoğraflamayı unutmayın çünkü bizde böyle sahnelere denk gelemiyoruz. Kızartılmış peynir tabağı, ahtapot yahni, şişte dil balığı ve karidesli kremalı makarna burada denediğim ve beğendiğim tabaklardan.

EL GRECO; Panteli koyundan bir başka mekan da burası. Apostolis ile bence arasında çok fazla fark yok, ikisine de gidebilir. Buranın et ağırlıklı bir mutfağı da var. Deniz ürününden sıkılırsanız eğer köftesini deneyebilirsiniz. Karpuz, peynir ve rokalı salatası da başarılı.

kalymnos_leros_balik_taverna_lokanta_ne_yenir_yunan_adalar_ karpuz

AMMOS; Burası bir gece kulübü. İçeride bir o kadar güzel müzik çalıyor ama müzik dinlemek istemezseniz de harika bir bahçesi var. Adada eğlenmeliyim, gece kopup güzel kokteyller içmeliyim derseniz eğer burası da Panteli koyunda. Margarita tavsiyemdir.

Yorumlar

yorum

İlginizi Çekebilir