Hatay'da ne yenir, nerelerde yenir? - Yenihayat'ın TadıYenihayat'ın Tadı
Seyahat, Yeme - İçme

Hatay’da ne yenir, nerelerde yenir?

17 Nisan 2016

Mutfağıyla isim yapmış şehirleri gezmekten büyük keyif alıyorum. Hatay da bu şehirlerin ilk sıralarında yer alıyor. Nisan ayının başında üçüncü kez Hatay’a gittim ama sanki ilk kez gitmiş gibi gezdim. Sebebi çok basit; ilk kez Hatay’ı Hatay’lı gibi gezdim. Sadece merkezine değil, Reyhanlı, İskenderun ve Arsuz‘a da gittim. Turistik olan yerlere gitmemeye çalışıp, orada yaşayanların tercih ettiği yerlerde yemekler yedim. Bu arada turistik olan yerler kötüdür ya da gitmeyin demiyorum asla, bu konuda yanlış anlaşılma olmasın. Umuyorum “Hatay’da ne yenir, nerelerde yenir?” başlıklı yazım, yolu Hatay‘a düşecekler için iyi bir rehber niteliğinde olur.

Pegasus Hava Yolları‘nın her sabah saat 5:35’te Hatay uçuşu var. Sabah erken saatlerde bilmediğim bir şehirde olmayı seviyorum. Sokaklar kalabalık olmadan keşfetmeye başlıyorum. Hava alanından şehir merkezi yaklaşık 25 kilometre. Havaş ile yarım saat sürüyor. Şehir merkezine vardığınızda, esnafın dükkanlarını yeni açtığını göreceksiniz. Özellikle Uzun Çarşı‘dan geçerseniz birçok esnafın sabah hazırlığına şahit olabilirsiniz. Fırından ekmek, peynirciden peynir ve esnaftan da çay söyleyerek hafif bir kahvaltıyla güne başlayabilirsiniz. Instagram’dan “Arabaya kiralayalım mı?” soruları çok soruldu. Eğer Antakya’da ile sınırlı kalacaksanız hiç gerek yok. Hemen hemen birçok yer yürüme mesafesinde. İskenderun, Arsuz gibi planınız varsa araba şart.

SAVON HOTEL; Hatay seyahatimde Savon‘da konakladım. Birçok arkadaşımın yanı sıra Instagram takipçilerimden de burayı tavsiye etmişti. Savon, 1860’lı yıllarda Osmanlı döneminde bir avluya açık U şeklinde inşa edilmiş. Uzun yıllar zeytinyağı ve sabun imalathanesi olarak kullanılan mekan, Mayıs 2003’ten bu yana otel olarak kullanılıyor. Merkeze de çok yakın, doğru bir seçim yapmışım. Yöresel ürünlerin de bulunduğu açık büfe kahvaltısını da gözüm kapalı tavsiye ederim. Kahvaltı için konaklamaya gerek yok, rezervasyon ile gidebilirsiniz.

DÖNERCİ TACETTİN; Tacettin usta, Antakya’nın yaşayan efsanelerinden. Listeye isim yazdırmadan dönerinden yiyemezsiniz. Şaka değil! İsim yazdırmadan gelen valiye döner servis etmemiş. “Gerçekten böyle bir şey oldu mu?” diye sordum, “O da insan, sen de. Ne farkınız var? Ben oğlumu da sıraya sokuyorum” dedi. 70 yaşındaki Tacettin usta, 57 yıldır bu işi yapıyor. Kimyonlu, maydanozlu ve biber salçalı ekmeği inanılmaz! Dönerin tamamı dana etinden çünkü yörede küçük baş hayvan pek fazla tercih edilmiyor. Yüzde 6 oranında kuyruk yağı var, bilginiz olsun. Saat 12 gibi başlayan döner 15-16 gibi bitiyor.

HUMUSCU İBRAHİM USTA; Hataylılar bakla ezmesini ya da humusu sabah kahvaltısında yiyor. İstanbul’daki bazı restoranlarda bakla ezmesini, menüde “beton” diye görebilirsiniz. Sabah yenen bakla ezmesi neredeyse tüm gün karnı tok tutuyor. Küçücük dükkanında, el emeğiyle, yerli tahin kullanarak müşterilerini ağırlayan İbrahim usta, gidilmesi gereken adreslerden. İstanbul başta olmak üzere birçok girişimciye sunumlar yapmış, dergilere gazetelere konu olmuş. Bunlar arasında Ferit Şahenk de var Nusret Gökçe de… Kilo 18, porsiyon 7,5 lira. Videoda göreceksiniz, bir bakır küpten bakla alınıyor. O bakır küp, külhanda pişiyor.

KEBAPÇI SALAH; 25 yıldır hizmet veren Salah ustaya meslek babadan geçmiş. Zırhta çektiği kebabıyla, kuzudan şişiyle favorilerim arasında. Kebabın porsiyonu 11 lira, alkol de var.

hatay-antakya-salah-kebap-kuzu-et-sis-ne-yenir

 

ÇINARALTI KÜNEFE YUSUF USTA; Eğer Uzun Çarşı’daysanız künefe için kendinizi Yusuf Usta’ya emanet edebilirsiniz. Kömürde ağır ağır pişen, tabakta şerbetlenip isteğe göre fıstık ve dondurmayla servis edilen künefe özellikle şehir dışından gelenlerin ilk tercihi. Hataylılar ise burayı pek tercih etmiyor, onlara göre künefenin adresi Harbiye’deki restoranlar. Oradakilerin üstü daha kıtır oluyormuş. Sade künefe 5,5, fıstıklı 6,5 lira.

AFFAN KAHVESİ; Kurtuluş Caddesi üzerindeki Affan Kahvesi, mola vereceğiniz adreslerden. Çay, kahve ya da özellikle sıcak bir havada gittiyseniz haytalı imdadınıza yetişecektir. Mısır unu ve süt kullanılarak elde edilen muhallebinin üzerine dondurma, dondurma üzerine de gerçek gül suyu dökülerek hazırlanan bu tatlı Hatay’lıların ilk tercihlerinden. Üzerindeki dondurma da gerçek keçi sütünden.

ŞEHİR KULÜBÜ; Yediğim çiğ köftenin tadı hala damağımda… Etten yapılan, servis edilmeden birkaç saat önce yapılan çiğ köfte olağanüstüydü. Yediğim yemeklerin neredeyse ortalama üstü, fiyatlar da fazlasıyla uygun. Şöyle bir durum var; Şehir Kulübü’ne elinizi kolunuzu sallayıp giremiyorsunuz. Oraya üye birinin sizi davet etmesi gerekiyor. Eğer öyle bir imkanınız varsa mutlaka değerlendirin.

İBRAHİM USTA; Dükkanın bir ismi olmadığı için sadece ustanın adını yazabiliyorum. Uzun Çarşı içinde İbrahim ustaya mutlaka denk gelirsiniz, Kurtuluş Caddesi tarafından çarşıya girdiğinizde sağınızda kalıyor. Makine kullanmadan kadayıf döküyor. Kendisini izlemesi oldukça keyifli, muhabbeti de iyi. Yolunuz düşerse bi’ selam verin, ihtiyacınız varsa da taze döktüğü kadayıftan alın. Bu arada video izlenmesi 200 binin üzerine çıkmış, benim için yeni bir rekor oldu bu :)

REYHANLI, KAMİL’İN YERİ; Antakya’dan Reyhanlı’ya giderseniz, Reyhanlı’nın hemen girişinde Yenişehir var. Yenişehir Göl Gazinosu, tuzda tavuğu ilk yapan yer olarak biliniyormuş. Hataylılar “artık bozdu” dese de yolu düşenlerin genelde ilk tercihleri arasında yer alıyor. Ben denemedim, siz denemişseniz eğer beni de bilgilendirin lütfen. Orayı geçince Kamil’in Yeri isimli bir fırın var. 4 kadın çalışıyor, sabahın erken saatlerinden akşam ezanına kadar tandırda ekmek pişiriyor. Her çeşit ekmek var. Yolunuz düşerse sıcak ekmeklerden mutlaka almanızı tavsiye ederim. Ablalarla muhabbet de pek keyifli.

REYHANLI, HAMANCIOĞLU HUMUS; Reyhanlı’ya Ahmet ustanın humusu için gittim. Birçok Hatay’lıya göre şehrin en iyi humusu oradaymış. Ahmet usta, Antakya yediğime oranla daha kremamsı bir humus yapıyor. Bu Reyhanlı usulü, Antakya’da yediğim Antakya usulüymüş. Reyhanlı usulü de Lübhan’a çok benziyor zaten. Caminin karşısındaki dükkanda sadece humus var. Oturduğunuz gibi sipariş alınmadan masaya humusunuz geliyor. Fiyatı 5 lira.

TUGAY KASABI; Yeniden gittiğimde tercih edeceğim lokantalar arasında ilk sırada. Tattıklarımın yanı sıra ilgi, alaka ve güleryüzden de çok keyif aldım. Burası aslında bir kasap. Siz ne isterseniz onu öyle pişiriyorlar. Sağ olsun, arkadaşım Mehmet Mursaloğlu siparişi bir gün önceden vermiş. Örneğin; “Kağıt kebabına ilik kırın” demiş, kırmışlar. Menüye dana yanağı da ekletmiş. Sabah erken saatte fırına giren dana yanağı 8 saatte inanılmaz bir şeye dönüşmüştü. Yemelere doyamadım! Şu satırları yazarken bile heyecanlanıyorum, yeniden gitmek istiyorum!

KONAK; Eski bir Antakya evinin avlusunda keyifli bir akşam yemeği isterseniz Konak Restaurant, ilk tercihleriniz arasında olsun. Güveçte gelen sarımsak ile peynir harika. Halep ekmeğine yapılan salata kaşık kaşık gidiyor. Mezelere dalıp kaz başını yemeden ayrılmayın. Kebaplar 12 lira, mezeler 6-10 arasında değişiyor.

hatay-antakya-ne-yenir-peynir-meyhane-konak-lokanta

TOY BÜFESİ; Anadolu’nun birçok yöresinde olduğu gibi Hatay’da da tostun yeri ayrı. Öyle ki; aynı cadde üzerinde üç tane tostçu var ve üçü de gün içinde yüzlerce tost yapıyor. Ortalama 18 saat açıklar. Kullandıkları ürünler hemen hemen (Sucuklar Baş Yazıcı) aynı, fark ise işin ustalarında bitiyor. Toy Büfesi, özel müşterilerine kasap sucuğundan tost yapıyor, diğerlerinde kasap sucuğu yok. Sucuk tek kelimeyle harika. Eğer kasap sucuğu istiyorsanız mutlaka belirtin.

TOSTÇU ATİLLA; Antakya’nın ilk tostçularındanmış ve birçok insan bana burası tostu sevdirdi diye anlatıyor. Bol malzemeli tostta iki tip ekmek kullanılıyor. Biri yuvarlak ekmek, diğeri ise Antakya ekmeği. Böyle ince uzun olandan, eski usul Antakya tost ekmeği deniyor. Diğer tostçu ise Şahin. Antakya’da Atillacılar ve Şahinciler var…

hatay-antakya-ne-yenir-tost-atilla-tostcu

ANTAKYA KAHVALTI EVİ; Burası da Konak gibi eski bir Antakya evi. Avluda kahvaltı yapmanın keyfi gerçekten bambaşka… Eğer Antakya’da yöresel bir kahvaltı yapmak istiyorsanız, burayı listenize alın. Benim bildiğim yöresel kahvaltı, serpme olarak sadece köylerde veriliyor. Eğer aracınız yoksa oralara ulaşmanız zor. Kahvaltıda iddialılar çünkü peynir tabağındaki peynirler hariç neredeyse diğer tüm ürünlerde imzaları var. Sürk peyniri, börekler, ekmekler mutfaklarından çıkıyor. Sahanda yumurtalar ise yine yöresel ürünlerle daha da lezzetleniyor. Yöresel kahvaltının fiyatı kişi başı 25 lira.

BELEN, KURTOĞLU RESTAURANT; 1950 yılından beri Belen’de hizmet veren Kurtoğlu, Antakya-İskenderun E-5 karayolu üzerinde yer alıyor. “Yol üstü lezzet durağı” dediğimiz yerler var ya, işte öyle bir yer. Buranın belen tavası meşhur. Toprak güveçte gelen belen tavaya mümkünse hemen yumulmayın ama kokusu beklemeyi zorlaştırıyor. Sıcacık pideyi etle buluşturup mideye indirmenin keyfi inanılmaz. Buraya sadece Belen tava yemek için uğradım, iyi de yapmışım, yine gitmek istiyorum. Size de tavsiye ederim.

hatay-antakya-ne-yenir-belen-belentava-tava-kurtoglu

SULTAN SOFRASI; Antakya Kahvaltı Evi’nin sahipleri, yaklaşık 25 yıldır Sultan Sofrası’yla hizmet veriyormuş, gittiğimde öğrendim. Öğle vakti giderseniz eğer yer bulmakta zorlanabilirsiniz. Yöresel yemeklerin tadına bakmak, bilgi almak ve öğrenmek isterseniz listenizde olsun.

İSKENDERUN, KAVASOĞLU BALIKÇILIK; Antakya’dan çıkıp biraz da İskenderun’u keşfetmek isterseniz ve deniz ürünleriyle aranız iyiyse İskenderun Balıkçılar Hali’ne uğramanızı tavsiye ederim. İstanbul’da ya da Türkiye’nin herhangi bir yerinde gördüğünüz jumbo karideslerin birçoğu bu halden çıkıyor. Sadece Türkiye ile sınırlandırmayın. Bir arkadaşım Fransa’da yediği karidesin de İskenderun’dan gittiğini öğrenince şaşırmıştı. Halde çok sayıda balıkçı var, Kavasoğlu Balıkçılık bu işi dört kuşaktır yapıyor. İşin başında Salih Kavasoğlu var. İskenderun’da bazı lokantalara dışarıdan aldığınız deniz ürünleriyle girmeniz mümkün, pişirme parasına size servis ediyorlar. Buradan alacağınız deniz ürünlerini Limon Altı’na götürüp afiyetle yiyebilirsiniz. Jumbo karidesin kilosu 40-45 lira, İstanbul’a gelene kadar 100 lirayı buluyormuş.

hatay-antakya-iskenderun-karides-jumbo

İSKENDERUN, PETEK PASTANESİ; Herhalde ismini duymayan yoktur. Burası adından da anlaşıldığı üzere bir pastane. Yaş pastalardan, makaronlara, kuru pastalardan çikolatalara çeşit çeşit ürünler var. Künefe konusunda oldukça başarılılar. Kimine göre Yusuf Usta’dan da iyi olduğu söyleniyor. Yusuf Usta’ya oranla künefenin peyniri biraz daha fazla. Eğer bol peynirli seviyorsanız burası künefe konusunda sizin favoriniz olacaktır.

İSKENDERUN, EMMOĞLU BAKLAVA; Hatay’da birçok yerde Emmoğlu Baklava’yı görebilirsiniz. Hep künefe hep künefe nereye kadar derseniz eğer çeşit çeşit baklavalarının tadına bakabilirsiniz. Tostçularda olduğu gibi tatlılarda da “Petek mi, Emmoğlu mu?” kıyası varmış.

hatay-antakya-iskenderun-emmoglu-baklava-tatli

İSKENDERUN, HOME CAKE; İskenderun’da Hatay yemekleri yapan yer sayısı bana anlatılana göre hiç yokmuş. Burası yöresel yemekler yiyebileceğiniz bir aile işletmesi. Eğer yolunuz İskenderun’a düşerse bu sıcak işletmeyi tavsiye ederim. Yöreler çorbaların, hamur işlerinin tadına bakmadan, aşur ve maklube yemeden, incecik yaprak sarmaları tatmadan İskenderun’dan ayrılmayın. Daha önce hiç denemediğim ve eve de aldığım hurmalı kömbelerini şiddetle tavsiye ederim.

hatay-antakya-iskenderun-home-cake-yoresel-asur-maklube-icli-kofte-kaytaz

ARSUZ HOTEL; Arsuz, Hatay iline bağlı bir balıkçı köyü. Sessiz, sakin ve Hataylılar için bir kaçış noktası. Arsuz Hotel, 1962 yılında kurulmuş ve üç yıldıza sahip. Konumu öyle keyifli ve huzurlu ki; anlatmak mümkün değil. Kahve içmeye uğradım, konaklama şansım olmadı. Ama siz o civarlara giderseniz eğer bu otele bir göz gezdirin.

ARSUZ, SAHİL RESTAURANT; Arsuz Hotel’in konumuna alışamamışken Sahil Restaurant’a gün batımına gittim. Denize sıfır bir balık restoranı burası. Hataylıların gittiği ve fiyat olarak cep yakmayan bir işletme diyebilirim. Size tavsiyem; gün batımına yakın buraya gidin ve birkaç çeşit meze, rakı ve ara sıcaklarla harika bir keyif yapın. Balığa yer kalır mı bilemiyorum ama jumbo karidesler benim için yeterliydi.

arsuz-sahil-hatay-karides-jumbo-kalamar-ne-yenir

Yazının başında da belirtmiştim, Hatay’ı ilk kez bir Hatay’lı gibi gezdim. Üç gününü benimle geçiren, tavsiyeleriyle “Hatay’da ne yenir, nerelerde yenir?” yazımın sizlere ulaşmasında Neşet Durmuşoğlu‘nun da büyük payı var. Teşekkürler Neşet!

Yorumlar

yorum

İlginizi Çekebilir