Aydın Balık Restaurant - Garipçe - Yenihayat'ın TadıYenihayat'ın Tadı
Kahvaltıyı nerede yaparım?, Keyif yerleri, Kuytu köşe

Aydın Balık Restaurant – Garipçe

19 Ekim 2012

Şehrin içinde ama şehir hayatının dışında bir yer burası… Gürültüden, yoğun iş temposundan kaçarak, doğayla baş başa kalmak için Garipçe’deyim. Sarıyer’e yaklaşık 10 dakika mesafe bulunan bu şirin köye kahvaltı yapmak ve balık yemek için gelebilirsiniz. Mis gibi iyot kokan temiz havasını anlatmak mümkün değil…İstanbul’da yaşıyor ve şehrin gürültüsünden uzaklaşmak istiyorsanız en doğru birkaç adresten birindesiniz… Sarıyer’i 6-8 kilometre geçtikten sonra Rumelikavağı ile Rumelifeneri arasında bulunan Garipçe, bir bakkal, bir cami, bir kahve ve birkaç restoranttan ibaret. Sarıyer’den sonrası çam ağaçlarının eşlik ettiği yol, çok düzgün ve keyif veriyor. En büyük özelliği ise şehrin gürültüsünden uzak, sessiz, sakin, nefes alabileceğiniz ve keyif yapabileceğini bir yer. Köyün girişinde bu tabela sizi karşılıyor. Yazın köyün arkasındaki koylarda denize girilebiliyor, ben girmedim ama girenler pek memnun olduğunu söylüyor.


Köyde yaşayanlar geçimini sağlayan büyük çoğunluğu balıkçılıkla uğraşıyor ve geçimini sağlıyor. Köyün farklı köşelerinde renkli renkli ağlar ve o ağları tamir eden insanları görebiliyorsunuz. Mevsiminde giderseniz, taze balık çekmiş balıkçılara sahilde rastlayabiliyorsunuz…

Böylesine sevimli hayvanlar da köyü güzelleştiriyor. Şirinlik yapan bir köpek ya da masum masum yerde yatan bir başka köpek sizden ilgi bekliyor. Biraz ilgi gösterir ve şımartırsanız peşinizden ayrılmıyor… Kedilerle beraber yaşıyorlar adeta, kovalamaca hiç yok :)

Denize sıfır konumlanmış Aydın Balık Restaurant, neredeyse gün her saati dolu… Ağırlıklı olarak Koç Üniversitesi öğrencileri uğruyor Garipçe’ye… Hafta sonu ise yer bulmak mümkün değil. Köy, üniversiteye yakın olduğu için öğrenciler kahvaltı yapmaya, balık yemeğe ya da çay-kahve içerek ders çalışmaya buraya geliyor…

Eğer ki benim gibi kahvaltıya gidiyorsanız, mutlaka Sarıyer’den böreğinizi alın… Meşhur Sarıyer böreğini her zaman yiyemiyorsanız, merkezde bulunan börekçilerden kıymalı-kuş üzümlü böreği es geçmeyin. Not: Mideyi yakmıyor.

Balık yemek için de uğrayacağım kısa zamanda. Alkol yok bilginize ve fiyatlar oldukça uygun.

Oturduğum yerin manzarı işte böyle… Uzaklara dalıp gidiyorsunuz. Denizin kirliliği keyif kaçırıyor, daha önce gittiğimde böyle bir manzarayla karşılaşmamıştım ama bu manzara biraz keyif kaçırıyor. Gördüğünüz okul tipli bina kahve, kahvaltıdan sonra soluğu orada alıp, tavla yanına kahveyle gününüze devam edebilirsiniz.

Sevimli misafirleriniz size eşlik ediyor… Ekmek ya da simit atarak onları mutlu edip, sayısını çoğaltabilirsiniz…

Bu gördüğünüz yerlere (sanırım) birkaç sene içerisinde üçüncü köprü yapılacak… Belki de son kez görüyorum, görüyorsunuz…

Serpme kahvaltı alıyoruz… Hafta sonu açık büfe kahvaltı seçeneği var-mış. 4 çeşit peynir, zeytin, çilek reçeli, domates-salatalık, bal-kaymak ve termosta gelen çay…  Az ve öz! Göz boyama yok, lezzet var.

Yemek boyunca bizi yalnız bırakmayan minik dost… Bir süre dayandık ama sonunda kovmak zorunda kaldık :)

Birkaç dakika sonra önce sucuklu yumurta, ardından da menemen masayı renklendirdi. Gözleme de var. Sipariş etmedik ama diğer masalarda görünce aklım kaldı :)

Menemen, bana göre sucuklu yumurtadan daha başarılıydı. Kıvamı ve lezzeti çok başarılıydı. Sucuklu yumurtayı sade sevmediğim için olabilir diye düşünüyorum. Tulum peynirli sucuklu yumurtaya bayılırım.

Yöreden yöreye isimleri değişiyor muhlamanın; kuymak, muhlama, havits, yağlaş… Mıhlama değil, muhlama diye yazılır, bilginiz olsun. Beni pek açmadı diyebilirim, daha iyilerini yediğimden olsa gerek. Yakın olduğu için Vonalı Celal’e, Pafuli’ye selam olsun!

Yemeğiniz bittikten sonra gazete, dergi ve manzara keyfi yapabilirsiniz. Çok yedim, biraz dolaşmak istiyorum derseniz yemek yediğiniz yerin hemen karşısında ufak bir pazar var. Köylü pazarı diye de adlandırabilirsiniz ama ufacık bir dükkan gibi… Bazı ürünleri kendileri yapıyor, bazıları ise Samsun’dan geliyormuş. Farklı boyuttaki kavanozlarda çeşit çeşit lezzet var.

Kahvaltı keyfini kişi başı 20 liraya yapabiliyorsunuz. Merkezdeki kahvaltı mekanlarını göz önüne aldığınızda komik oluyor değil mi?

Ardından köyün yukarısında kaleye çıkmak sadece birkaç dakikanızı alıyor. Boğaz’ın Karadeniz yönüne tamamen hakim bir kale. Kullanılışı yakın zamanlara kadar devam etmiş ve şimdilerde harabeleşmeye terk edilmiş durumda.. Bakımsız olduğunu söylemek lazım. İçki kutuları ve kirliliği çirkin bir görüntü sergiliyor. Kaleye çıktıktan sonra kalenin içinden diğer tarafa geçebilirsiniz. İşte o zaman denize daha fazla yaklaşıyorsunuz ve dalgaları daha yakından hissediyorsunuz.

Köyün üstten görünüşü ise bu şekilde… Solunuzda Marmara,  sağınızda Karadeniz… Boğaz’ın hırçın dalgalarına kulak verip, Karadeniz’le Marmara’nın buluştuğu noktada keyif yaşayabilirsiniz.

Aydın Balık – Garipçe
Adres: Garipçe Köyü Garipçe Cad. 78, Sarıyer – Merkez
Telefon: 0212 228 18 31
Haritadan ulaşın.

Yorumlar

yorum

İlginizi Çekebilir

Hiç Yorum Yok

Yorum Yap